alem-i nur

kimselere diyemedim

Posted by: saliha on: 02/01/2007

 

senai demirci’nin diğer yazıları gibi harika bir yazısı bu.

birçok yerde rastladım, belki artık “çok bilindik” oldu ama benim sitemde de bulunsun istedim… 

Kimselere diyemedim…   

Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb’im. Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum. Vakit girince, içim “cız” etti hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum.     

Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim. “Az sonra”larım “çok sonralar”a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım. Oysa rahatlığı Sana borçluyum.   

Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana. Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana. Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin. Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.     Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım. Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm. “Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna; içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım. Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni. Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de, işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin. Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.     İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim. Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm. Kendimi sıfırlamayı, benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim. Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim. Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden. Bütün benliğimle aşağı inemedim. İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım. Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım. Uykum vardı, secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim. İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim. Bedenim eğilirken huzurunda, “emrolunduğum gibi dosdoğru olma”nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim. “Sırası değil!”di; “hele dur; sonra da olur!”du. En Sevgili’ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.   

Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde, loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında, gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle, korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin. Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip, küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde, mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.    

İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı. Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu. Dilime bile değdirmekten korktuğum, ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte. Fısıldaması bile acı veriyor ya…   

Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre, heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe, “bitmez şimdi bu namaz!” dediğim çok oldu. Ama içimden. Kimseler duymadı. Bir Sen duydun beni ey Rabb’im. Sırrımı bir Sen bildin. Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde, dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken, Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun, söyleyemediğimi de, dile getiremediğimi de bildin. Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda, kovmadın beni, yakınlığında tuttun. İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı… “Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı. Geçiştirdim namazı. Bir “sorun”du çözdüm, hallettim. Selam verip sonra yaşamaya başladım… Yaşamayı namazın içinde aramalıydım. Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.    

Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni. Her secdede rahmetinle okşadın alnımı. Her rükûda “aferinler” fısıldadın gönlüme. Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu. Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın. Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın. Utandırmadın.     

Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb’im. Kimselere söylemedin. Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi, bir Senin beni ayıplamandan korkmam. Ben işte böyleyim; yine “bana ait”lerin hesabındayım. Başka kime söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım?  

5 Yanıt "kimselere diyemedim"

ah be kardeşim bide kopyalamamıza izin verseydin ya
neyse yinede soğol
emeğine sağlık

:) tşkler kardeşim…

kopyalama olayı benimle ilgili değil…sanırım seçtiğim temadan kaynaklanıyor…yani ben herhangi bir engel koymadım siteye…ama duyduğuma göre bazıları kopyalayabiliyormuş…bilemiyorum…

selametle….

harika olmuş bayıldım Allah senden razı olsun ilk defa gördüm en başında belki arık çok beilindik oldu demişsin ama ben dediğim gibi ilk rastladım sağolasın Allah a emet ol. kbrc

control + A yaparsan kopyalayabiliyorsun hafiş ….zafer

cok güzel bir yazı paylasımınız için tesekkürler.cok etkilendim.gecirdigimiz bir gün içinde namaza ayıracagımız zaman cok bir zaman da degil ama biz onu bile gözümüzde büyütüp geciştirmeye kalkıyoruz.hayata geliş amacımızı unutuyoruz.gercekten cok muhtesem bir yazı.tekrar tesekürler.

Yorum Yapın

bu sitedeki herşey

"fayda" amacı taşımaktadır

lütfen katılın/anketler

Popüler Yazılar

iletişim

saliha_saracoglu[at]gmail.com

msn değildir!

fakat e-mailleriniz bana anında ulaşmaktadır.

RSS Son dakika haberleri

  • Araçlarda kışlık bakım, kaza riskini ortadan kaldırıyor 02/12/2009
    Gaziantep Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ali Peri, sürücüler tarafından çoğu zaman önemsiz gibi görülen kışlık bakımların, soğuk havalarda ortaya çıkabilecek birçok sorunu ve kaza riskini ortadan kaldırdığını söyledi. Peri, kış aylarında havaların soğuması ile birlikte motorlu araçların kışlık bakımlarının yapılması gerektiğini belirtti. […]
  • FİFA'dan Maradona'ya uyarı: Kura çekimine gelme 02/12/2009
    Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Arjantin Milli Takımı Teknik Direktörü Diego Maradona'ya 4 Aralık Cuma günü yapılacak 2010 Dünya Kupası finalleri grup müsabakaları kura çekimine katılmaması yönünde uyarı mektubu gönderdi.
  • İran devlet TV'sinde makyaj yasağı 02/12/2009
    İran devlet TV'sinde kadınların makyaj yapması yasaklandı.
    aa
  • 29 yılda 7 üniversite bitirdi 02/12/2009
    Sakarya'da bir kişi 29 yılda 6'sı açık öğretim olmak üzere toplam 7 üniversite bitirdi.
  • Bingöl'de trafik kazası: 2 ölü 02/12/2009
    Bingöl'ün Yedisu ilçesindeki belediye araçlarını tamir etmeye giden bakım aracının Peri Çayı'na devrilmesi sonucu 2 kişi öldü.

foto galeri

Slayt9

Slayt8

Slayt7

Slayt6

Slayt5

More Photos
Watch videos at Vodpod and other videos from this collection.

Blog İstatistikleri

  • 390,624