Arşiv monalisalı günlük
bahar

yeni kitaplar alabilmem için elimdekileri bitirmem gerekiyor yine! yazarların da hızı kesilmiyor ki maşallah, ha bire yeni kitap çıkartıyorlar, hangisini okuyacağını şaşırıyor insan. tabi okuma konusunda da seçici olunmalı çünkü vakit çok değerli… “vaktin değeri” demişken… saatlerce bilgisayar başından ayrılmayan, pembe dizilerin hayatına renk kattığını sanan “bazı”larına hatırlatılır… aslında doğru,hayata renk katar ama o rengin pembeye benzediğini sanmıyorum!
ilk haberler
bir kurban bayramını daha geride bıraktık. gurbette, akrabalarından memleketinden uzakta bayramın pek fazla tadı olmasa da en azından “çekirdek aile”nin birarada olması bile günümüzde büyük nimetlerden…geçen kurban bayramında babaannemler ve amcamlarla biraradaydık ve anne-babamın hacdan dönmesini sabırsızlıkla bekliyorduk.onlar gitmeden önce de, geldikten sonra da baya misafirimiz olmuştu, yoğun ve hoş günlerdi…“wordpress” e de baya bir alıştım ya
gerçi biraz blogu ihmal ediyorum ama, değişiklik her zaman iyidir… ama “yazı düzenleme” bölümü pek hoşuma gitmedi ne yazık ki, ya da ben kullanmasını henüz öğrenemedim.bugünlerde ne yaptığıma gelince…> yeni arkadaşlarla tanıştım, mailler, notlar için hepsine buradan da teşekkür ediyorum…
> daha önce başlamak isteyip de ertelemek zorunda kaldığım “osmanlıca kursu”na başladım.
ilk bölümünü bitirdim. çok da hoşuma gitti. bulmaca çözmek gibi birşey bu ya
lakin gittikçe zorlaşıyor, bakalım sonunu getirebilecek miyim!
> yazdıklarımın üstüne üç kitap daha bitirdim ama bilgisayara geçiremedim, en kısa zamanda sizlerle de paylaşacağım inşallah.
>”ayna”nın şarkısından alıntı yapayım bir de.
Sen’siz ne kadar ben’sizim kimse bilmiyor…
Hangi rüzgâr bana senden haber getirir?
Hangi rüzgâr sana benden selam götürür?
not: monalisa’lı günlüğüme ilk yazışım bu. “neden monalisa”> arkadaşlarımın doğum günümde hediye ettikleri günlüğün kapağında o vardı, hatıra olsun diye bu ismi buraya da verdim. hediyelerin değeri bir başka oluyor canım
selam ve dua ile…

yardım kutusu
ne kadar olursa olsun paranın biranda elden çıkması zor olabilir…
fakat, hergün az da olsa bir kenara ayırmak, biriktirmek inanın çok da zor değil…
bu düşünceyle evimize bir “sadaka kutusu” hazırladım. evde bulunan karton bir kutuyu kapladım, süsledim, üzerine bununla ilgili hadisler yapıştırdım, para deliği açtım ve kitaplığıma koydum. isteyen herkes hergün azıcık da olsa para atıyor bu kutuya…ve kutuyu her ay belli bir tarihte açıp içindekini yardıma ihtiyacı olanlara iletiyoruz…
sizlerin de uygulamasına vesile olabilmek için bu sayfayı hazırladım…
“hayra vesile olan onu yapan gibidir” (hadis) ne de olsa değil mi ![]()









